11- Arkadaş Seçme Kriterleri

İslam dininde dost seçerken de tek ölçü o kişinin ahlakıdır. Adamlık dininde ise arkadaşseçme ölçüsü yine çok farklıdır. Her kültürün kendisine has birtakım kuralları vardır. Örneğin “entel” çevreden olan bir kişi kendisine arkadaşseçerken mutlaka kendi kültürüne uygun biri olmasına özen gösterir. Bunun için de önce dışgörünüşüne bakar. Temiz, düzgün, ütülü, klasik giyimli biri yerine serkeşgiyimli, boynuna fular bağlayan, ayağında kalın büyük botlar olan, temizliğine özen göstermemiş, gümüştakılı, keçi sakallı veya mor ojeli biriyle arkadaşlık kurmayı tercih eder. Çünkü adamlık dininde genellikle bu görünümün yansıttığı belirli bir kültür vardır. Dünyayı umursamayan, ahlaki değerlere önem vermeyen, insanlara değer vermeyen, kimsenin kendisine karışamayacağını ve kimseye karşı sorumlu olmadığını düşünen bir hayat görüşüdür bu.

Bir de dostluk ölçüsünü karşısındakinin sadece maddi durumuna bakarak belirleyen çevreler vardır. Bu adamlık dini çevrelerinde karşıdaki kişinin konuşulacak, fikri alınacak, arkadaşlık kurulacak bir insan olup olmadığını anlamak için önce kıyafetlerini fiyatlarına göre teker teker değerlendirmek gerekir. Ceketinin, ayakkabılarının, çantasının, parfümünün, kol saatinin, gömleğinin hatta çoraplarının bile markası son derece önemlidir. Kıyafetlerden sonra eğer görülebilecek bir yerdeyse arabası olup olmadığını öğrenmek, eğer arabası varsa markasını öğrenebilmek önemli olur. Bunlar ilk adım için gereken koşullardır. ikinci adımda ise bu kişinin ailesiyle ilgili bilgi edinmek gerekir. Babasının mesleği, hangi okulda okuduğu, annesinin çevresi, gittiği berber, tatil yaptıkları ülkeler, yazlık evlerinin nerede olduğu, hangi muhitte oturdukları vs. gibi özellikler kalıcı bir dostluk kurup kurmamak için karar verme aşamasında gereken bilgilerdir. Eğer karşıdaki kişi tüm bu özelliklerden geçer not alırsa o zaman bu kişinin ahlakı, karakteri, inancı veya dünya görüşü her ne olursa olsun hiç fark etmez, mutlaka arkadaşolunabilecek insan kategorisine girer.

Tüm bu vasıflara sahip olan ancak hiçbir konuda kültürü olmayan, son derece insaniyetsiz, kaba, görgüsüz veya ahlakı son derece itici olan insanlar vardır. Çevreleriyle alay eder, her konuda önce kendi çıkarlarını korurlar. Gönül almayı, özür dilemeyi, hata kabul etmeyi bilmezler. Menfaatleriyle çatıştığı durumlarda kolaylıkla yalan söyler, başkalarının sorunlarıyla ilgilenmezler. Kimsenin rahatı, mutluluğu veya sağlığı adına herhangi bir zorluk altına girmez, fedakarlık yapmayı bilmezler. Ancak yine de bu kişilerin çevresinde çok genişbir insan kitlesi görürsünüz. Aslında herkesin, ahlakındaki bozuklukları fark ettiği halde bu insana karşı gösterdiği ilginin tek sebebi, adamlık dinine hakim olan çarpık ölçülerdir.

Bu nedenle cahiliye toplumunda genellikle farklı sosyal sınıflardan gelmiş, maddi durumları biribirine benzemeyen insanlardan oluşan bir arkadaşgrubu görmeniz mümkün olmaz. Zenginler mutlaka zenginlerle, orta halliler orta halli insanlarla, kültürlüler kültürlülerle, fakir olanlar ise kendilerine benzer insanlarla dostluk kurarlar.