13- Yancılık

Adamlık dininin ortaya çıkardığı insan karakterlerinden biri de yancı karakteridir. Yancıların en belirgin özelliği, aslında zengin olmadıkları halde zengin gibi yaşamaları, satın alacak güçleri olmadığı halde pahalı kıyafetler giymeleri, iyi evlerde oturmaları, aileleri ekonomik olarak zor durumda olduğu halde kendilerinin zengin bir çevrede yaşamalarıdır. Yancılar bu olanaklara, kendilerine hedef seçtikleri bir insanın “sırtından geçinerek” sahip olurlar. Kendilerine dost edindikleri bu insanın parasından, çevresinden, olanaklarından, evinden, arabasından ve sahip olduğu her türlü imkandan faydalanarak hayatlarını sürdürürler. Bunun karşılığında ise yancılığını yaptıkları insanın her türlü ayak işini yapma, onu övme, nefsini tatmin etme, kendisine olan güvenini sağlama gibi görevleri vardır.

Eğer çevrenize dikkatlice bakarsanız toplum içinde hemen her zengin veya ünlü kişinin yanında bir tane yancıya rastlamanız mümkündür. Aslında her ikisi de aynı tarz giyinmelerine, aynı üslupla konuşmalarına rağmen hangisinin yancı, hangisinin yancılık yapılan kişi olduğunu hemen ayırt edebilirsiniz. Çünkü yancılar genellikle aşağılanan, azarlanan, hizmet eden, karşı tarafı sürekli öven, konuşmalarını tasdikleyen, istekleri yerine getiren, ilgilenen, üstüne düşen kişidir. Diğeri ise övülen, istekleri yerine getirilen, sözleri tasdik edilen ve aşağılayan taraftır.

Yancının en büyük görevi yanındakini eğlendirmek, neşelendirmek, kendine olan güvenini ayakta tutmaktır. Kendisini çirkin hissettiği zamanlarda onu güzel olduğuna inandırmak, morali bozuk olduğunda dengesini sağlamak, espri yaptığında gülmek, dertlerini dinlemek, ona çözümler üretmek veya kimsenin saygı duymadığı bu insana saygı göstererek onu tatmin etmektir.

Bu nedenle bu iki kişi günün her saatini beraber geçirirler. Her yere beraber gider, alışverişe beraber çıkar, berbere, eğlence yerlerine birlikte gider, evde beraber oturur hatta geceleri beraber kalırlar. Yancılar alışverişte genellikle yancısı oldukları kişinin kıyafetleri denemesini bekler, giyinmesine yardımcı olur, çantasını tutar, cep telefonundan arayanları onun adına cevaplandırır, notlarını iletir, kıyafetlerin hangisinin yakıştığını söyler ve isteklerinin tümünü yerine getirirler. Kıyafetleri deneyen kişi de kendisine birçok şey aldıktan sonra yancısına da birkaç parça kıyafet alarak ona yaptığı hizmetlerin karşılığını verir. Genelde yemeğe, berbere veya bir eğlence merkezine gidildiğinde zengin olan taraf mutlaka yancısının parasını da öder.

Yancıların başka bir belirgin özelliği kendi evlerinde değil, genellikle yancılığını yaptıkları kişilerin evinde kalmalarıdır. Bu evin imkanlarından istifade eder, arkadaşının gardırobundaki kıyafetleri kullanır, yemeklerini bu evde yer, bu evin hizmetkarlarını kendisine hizmet ettirir. Ancak bunları yapabilmek için arkadaşının anne babasına sürekli iltifat eder, gönüllerini alır, çok cana yakın davranır. Gerçekten de anne ve baba çocuklarının hatırı ve yalnız kalmaması için bu kişiyi evden biri gibi görmeye başlar ve bu durumu kabullenerek ona bakmaya başlarlar. Bundan da rahatsızlık duymazlar çünkü yancının en yetenekli olduğu konulardan biri insanları “bağlama” özelliğidir. Yancı, çıkarları için her tarza bürünebilen bir kişidir. Halk arasındaki deyimle “herkesin nabzına göre şerbet vermeyi” ve sahtekarlığı iyi bilir. Kim nasıl bir üsluptan hoşlanıyorsa hemen o üslubu kullanır. Kendisine ait bir şahsiyeti yoktur. Haysiyetsiz ve onursuz olduğu için menfaatlerinin yönüne göre hemen şahsiyet değiştirebilir.