Adamlık Dinindeki Ortak Psikoloji ve Davranış Biçimleri

Adamlık dininin yaşam felsefesi ve kuralları, Kuran ahlakının tamamen tersi olan bir inanıştan kaynaklanır. Bu inanışkişinin tüm yaşantısına hakim olan, toplumda da gayet doğal ve geçerli görülen bir zihniyettir. Kuran’ın pek çok yerinde kötü ahlak modeli olarak tarif edilen tavır ve hareketler, adamlık dinini yaşayanlar tarafından çoğu zaman meziyet olarak kabul edilir.

Bu din, kuralcılığın hakim olduğu bir hayat tarzıdır. Toplum, büyük kısmı atalarından miras kalmışbirtakım kurallara sahiptir. Bu kuralları ise, “… Gerçekten biz, atalarımızı bir ümmet (din) üzerinde bulduk ve doğrusu biz, onların izlerine uymuşkimseleriz.” (Zuhruf Suresi, 23) diyen inkarcı toplumlara benzer şekilde, adeta İlahi bir hüküm gibi korumaktadır.

Bu kuralların dışına kolay kolay çıkılmaz. Yemek yeme adabından, yatma vakitlerine, sevgi ve saygı gösterme şekillerinden, arkadaşseçimine, misafir ağırlamaya kadar, hep daha önceden belirlenmişkurallara göre yaşanır. Bu dini tercih eden ve bu dinin adamı olma yolunda ilerleyen her kişi, toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul gören ortak bir üslubu ve tavrı benimsemek zorundadır. Hatta bu tavırların ustalıkla icra edilmeleri bir üstünlük ölçüsü olarak kabul edilir. Tercihler Allah’ın rızasına göre değil, adamlık dininin koyduğu ölçülere göre yapılır. Bu çarpık anlayış, adamlık dinine tabi olanlarda geniş çaplı karakter ve davranış bozukluklarına sebep olmuştur. Bunların en belirgin olanlarını ana başlıklar altında inceleyeceğiz.