6- Kızdırma Taktikleri

İnsanları kızdırmaya çalışmak adamlık dininin bir diğer önemli özelliğidir. Halk arasında birçok insan çeşitli sebeplerle bu yöntemi kullanır. Kimisi sevmediği bir insana rahatsızlık vermek, kimisi de kendisine kötülük yapan birinden intikam almak istediği için kızdırıcı davranır. Kimisi için ise kızdırmak adeta bir yaşam şekli olmuştur. İnsanların zaaflarını ortaya çıkarmaktan ve öfkelenmelerini seyretmekten hoşlanır ve bu şekilde nefsini tatmin eder. Annesine, babasına, öğretmenlerine, arkadaşlarına karşı her tavrının altında kızdırıcı bir yön olur.

Ancak adamlık dininin bu özelliği, insanlar tarafından çok açık olarak uygulanmaz. Kızdırmanın belirli yöntemleri vardır. Bunlardan birkaçı şunlardır:

“Sakin takılmak”

Karşı tarafı kızdırmaktan zevk alan insanlar bu yönteme çok sık başvururlar. insanların önem verdiği, heyecan duyduğu, telaşlandığı konularda normalin dışında sakin bir tavır göstererek karşılarındaki insanı rahatsız ederler. Özellikle gençlerin anne ve babalarına karşı olan tavırlarında buna sıkça rastlayabilirsiniz. Örneğin dışarı çıkmasına izin vermeyen annesinden intikam almak isteyen bir genç kız, onun bütün sorularına son derece lakayt ve sakin bir ses tonuyla cevap verir.

Annesi telaşiçinde kaybettiği bir şeyi aradığında ve kızından yardım istediğinde sakin bir şekilde “görmedim” diyerek kafasını çevirir ve gazetesini okumaya devam eder. Annesi telefonda bir şey not etmek için acil kalem kağıt istediğinde, yavaşhareketlerle yerinden kalkıp ağır adımlarla kalemi ve kağıdı alıp son derece sakin bir tavırla bunları annesine götürür. Annesi samimi ve neşeli bir şekilde okulda neler yaptığını sorduğunda sadece “hiç” diye cevap verir. Candan bir tavırla gününün nasıl geçtiğini sorduğunda sadece “iyi” diyerek yürümeye devam eder. Çünkü tüm bu tavırlarının karşı tarafı kızdıracağını bilir.

Acelesi olan bir insana onun işine engel olacak ve hızını kesecek bir sakinlikle davranmak da adamlık dinindeki bir kızdırma yöntemidir. Örneğin işine geç kalan bir insan tam kapıdan çıkarken yukarıdaki odada çantasını unuttuğunu söylediğinde, son derece ağır adımlarla merdivenleri çıkarak, çantayı alıp yine uykulu bir sakinlik içinde kapıya getirmek, sırf karşı tarafı kızdırmak için yapılan bir eylemdir. Öğrencisine büyük bir gayret içinde bir konu anlatmaya çalışan bir öğretmeni ilgisiz gözlerle dinleyip en sonunda da sakin bir sesle “ben hiçbir şey anlamadım” demek, öğretmenini kızdırarak nefsini tatmin etmek isteyen cahiliye insanının tavrıdır.

“Sakin takılma”nın bir başka şekli sorulan sorulara bir türlü doyurucu cevap vermemektir. Örneğin “evin her yerini aradım ama ayakkabılarımı bulamadım sen gördün mü?” sorusuna sadece “evet” diye cevap vermek bir kızdırma taktiğidir. Bunun ardından “peki nerede gördün” sorusuna yalnızca “odada” cevabını vermek ve ne hangi oda olduğunu ne de yerini tarif etmemek karşı tarafın bir sürü soru sormasını gerektirecektir. “Hangi odada, odanın neresinde, hangi dolapta, dolabın hangi rafında” gibi soruların sorulması gerekecektir. Böylece sadece tek bir cümleyle halledilebilecek bir konu, dakikalarca uzayarak ve karşı tarafı zahmete sokarak kızdırıcı bir hale bürünmüşolacaktır. Bu nedenle sorulan sorulara tam ve açıklayıcı cevap vermemek, adamlık dininin kızdırma yöntemlerinden biridir.

Duymazlıktan, görmezlikten, anlamazlıktan gelmek.

Cahiliye toplumlarında bu yöntemi genellikle kavgalı kişiler birbirlerinden intikam almak için kullanırlar. Kavgalı oldukları insanı kızdırarak rahatsız etmek, ona huzursuzluk vermek için uygularlar. Böylece bir nebze de olsa intikam aldıklarını düşünürler. Örneğin kavga ettikleri kişinin de bulunduğu bir toplulukta ondan yana bakarak konuşmamak, sanki o ortamda öyle bir insan yokmuşgibi davranmak, herkesin esprisine gülerken onunkine gülmemek, herkese selam verirken ona selam vermemek, herkese veda ederken ona etmemek, herkesin hatırını sorarken onun yanından geçip gitmek, adamlık dini kıstaslarına göre “sana değer vermiyorum, bilgin olsun” anlamına gelir.

Bu yöntem kızdırmayı hayat şekli haline getirmişinsanlar tarafından da çok sık uygulanır. Kendisiyle konuşan bir insanın anlattıklarını çok iyi duyduğu halde dinlememişgibi yapmak, “pardon sen en son ne demiştin”, “bir şey mi söyledin” gibi sorularla karşı tarafı pek umursamadığını göstermek bu insanların uyguladığı bir adamlık dini tavrıdır. Anladığı bir konuyu sürekli açıklattırmak da diğer bir kızdırma yöntemidir. Örneğin kendisine “biraz ağır davranıyorsun, hızlı olsan daha başarılı olursun” diyen birinin ne söylemek istediğini çok iyi anladığı halde, “nasıl ağır yani” gibi bir soru sormak karşı tarafa işıkarmak ve onu bu söylediğine pişman etmek için yapılır. Annesinden daha düzenli olması için uyarı alan bir genç kızın buna cevaben “nasıl daha düzenli olabilirim ki” gibi sözlerle karşılık vermesi de bu eleştiriye karşı geliştirilen bir kızdırma taktiğidir. Halbuki her insan hızlı hareket etmenin veya düzenli olmanın ne demek olduğunu daha çocuk yaşlarda öğrenir ve bunlar son derece kolay uygulanabilecek konulardır.

“Laf dokundurmak”

Kızdırmanın diğer bir yöntemi “laf dokundurma” tabiriyle bilinen bir tavır bozukluğudur. Örneğin tanıdığı biri vasıtasıyla şirkete girmişve üst düzey yöneticiliğe yükseltilmişbir elemanın olduğu iştoplantısı sırasında, “keşke bizim arkamız da güçlü olsaydı da, biz de kısa yoldan yükselseydik” demek buna bir örnektir. Veya istemeyerek yaptığı bir hata yüzünden zarara sebep olan birinin yanında “bazı insanların hatalarının ceremesini biz çekiyoruz, bildiğiniz gibi” şeklinde sözler sarf etmek yine “laf dokundurmak” maksatlıdır. Burada isim vermemek, özellikle “bazı insanlar” diye belirtmek yine adamlık dininin çirkin kurallarındandır.

Arkadaşının sınavlarda hep kendisinden daha iyi not almasını kıskanan bir öğrencinin bu kişinin yanında, “sabahlara kadar çalışıp belli etmeyen nice kişiler var” demesi, laf dokundurarak karşı tarafı kızdırmak için yapılır.

Bakışla kızdırmak

İnsanlar genellikle sözle anlatamadıkları şeyleri bakışlarına yansıtarak karşı tarafa anlatma yolunu seçerler. Çünkü bakışla yapılan bir ima hiçbir zaman maddi olarak ispat edilemez ve insanlar bakışlarındaki anlamı kolaylıkla reddedebilirler. Örneğin karşısındakine kinle bakan bir insan, “o an heyecanlandım, bakışlarım ondan değişmiştir, yoksa kinle hiçbir ilgisi yok” dediğinde bunu herkes kabul etmek zorunda kalır. Ya da bakışlarında alaycılık olan birinin, “yoo ben seni gayet ciddi dinliyorum, bir an aklıma bir şey geldi de ondan bakışlarımda gülme görmüşolabilirsin” dediğinde buna kimse itiraz edemez. Çünkü bakıştaki alaycılığın maddi bir delili yoktur. Ancak insan bakışlarıyla karşısındakine, her türlü olumlu veya olumsuz düşüncesini belli edebilir. Bu nedenle cahiliye toplumlarında kızdırma yöntemi olarak sadece bakışlarını kullanan birçok kişi vardır.

Örneğin insanlar genellikle kavgalı oldukları bir kişiyle konuşmak zorunda kaldıklarında gözlerine son derece anlamsız ve donuk bir bakışyerleştirirler. Bu bakış, yine karşı tarafı umursamadığını anlatan ve bundan dolayı da karşı tarafı kızdıran bir bakıştır. Nefsine ağır gelen ve gururunu kıran bir konu anlatıldığında, göz kapaklarını yarıya indirerek, çok ağır bir şekilde açıp kapayarak ve aynı anda da bomboşbakarak karşı tarafı dinlemek de adamlık dininin bir parçasıdır.

Karşı tarafı küçük gördüğünü belli ederek kızdırmak için ise gözlere alaycı bir bakışyerleştirilir. Bu yöntem, yüz gülmüyorken, gözlerin gülmesi şeklindedir. Karşı tarafın ciddi bir konuşmasını ciddi bir yüzle ancak gözlerinde gülümsemeyle seyreden biri, bu tavırla “anlat ama söylediklerin bir kulağımdan giriyor bir kulağımdan çıkıyor” demenin bir başka yöntemini uygulamışolur.